SaatBir® ... Ve o saat, bir aşkı değiştirir...

Anasayfa Evlilik Evlilik rafa mı kalkıyor?

Evlilik rafa mı kalkıyor?

Evlilik rafa mı kalkıyor?Boşananların sayısı artıyor, kadınlar evlerinin rahatlığından ayrılmak, özgürlüklerinden taviz vermek istemiyor. Diğer yandan erkeklerse daldan dala konduğu delikanlılık günlerinden kopup bir kadına bağlanmaktan korkuyor. Durum böyle olunca da evlenen insanların sayısı azalıyor. Siz bize bakmayın; etrafımızda çok fazla bekar kadın olduğu için böyle konuşuyoruz. Eğer siz de öyle düşünüyor ve neden hâlâ evlenemediğinizi merak ediyorsanız, yazımız ilginizi çekebilir.

Cosmopolitan'ın haberine göre, New York Times'ın araştırmasına göre, kadınların yüzde 51'i bir sevgilisi olmadan mutlu bir hayat yaşıyor. Bu tablo, 1950'deki yüzde 35'lik ve 2000 yılındaki yüzde 49'luk orandan çok daha fazla. Bu verilere dayanarak, bekar olmanın sosyal olarak kabul edilebilir hale geldiğini söyleyebiliriz. Kısacası, 18 yaşına gelen kadınların koca aramaya başladığı günler çok geride kaldı.
Yine de aklımıza şöyle bir soru takılmıyor değil: Etrafta neden bu kadar bekar kadın var? Neden büyüyüp evlenme arzusuna gitgide daha az insanda rastlıyoruz? Aslında evlilik yaşı büyümüyor da, evlilik tarihe mi karışıyor?

Bir Kariyerdir Tutturduk Gidiyoruz

Küçük yaşlarda başladığımız okul serüveni zar zor bittikten hemen sonra şanslı olanlarımız kendisine bir iş buldu ve kariyer merdivenlerini tırmanmaya başladı. Annelerimiz ve babalarımızın kendimiz için en iyi kısmeti üniversitede bulacağımız ümidi ise böylelikle yerle bir oldu. Hem onlar nereden bilsin ki okuduğunuz bölümde bırakın yakışıklı erkeği, size göre tek bir aday bile olmadığını? "Hiç olmazsa çalıştığı yerde birileriyle tanışır da evlenir belki" cümleleri ise kısa zamanda tarihe gömüldü. Çünkü çalıştığınız ofiste sadece iki erkek varken geri kalan 17'si hemcinslerinizden oluştu ya da hiçbiri gözünüze hoş gözükmedi. Zaten "Her gün eve gidince göreceğim adamı bir de işyerinde neden göreyim ki" düşüncesi bazılarımızı o olasılıktan da ulaştırdı. Yine de buradan aynı ofiste çalıştığı erkeğe aşık olup onunla evlenen kız arkadaşlarımıza selam edelim ve öyle olasılıkların az da olsa gerçekleştiğini belirtelim.

Bazılarımız mezun olduğumuz okulla ilgili işler yapmıyor olsak da, hepimiz işimizde başarılı olmak istiyoruz. Bunun için ofiste geç saatlere kadar çalışıyoruz. Ve o esnada bazen arkadaşlarımıza verdiğimiz sözleri unutuyor ve onları kırıyoruz. Herkes sevdiklerine ne durumda olursa olsun zaman ayırabildiğini söylerken, biz işten başımızı kaşıyacak zaman bulamıyoruz. Belki bir yandan söyleniyoruz ama hepimiz işimizi çok seviyoruz. Böylesine yoğun çalışırken arkadaşlarımıza zaman ayıramadığımız gibi, aşk için de ekstradan zaman yaratamıyoruz. Veya hep ofisin dört duvarı arasında olduğumuzdan dışarıdaki yakışıklılarla tanışma şansımızı kaybediyoruz.

Özgürlükten Vazgeçmek Kolay Değil

Çok çalışmanın, kariyer yapma sevdasının arkasında biraz da özgür olma isteği yatıyor. Çünkü yaşadığımız milenyumda ne yazık ki paranın sözü geçiyor ve ne kadar çok maddi gücünüz olursa o kadar özgür oluyorsunuz.
Bazı Cosmo kızları aileleriyle yaşarken, birçoğu da tek başına yaşamayı tercih ediyor. İstediği zaman evine giriyor ve dilerse yemek yapmayıp dışarıdan söylüyor. Evlendiği zaman kazandığı parayı eşiyle paylaşacak olmanın yanı sıra, eve istediği zaman girip çıkabilme özgürlüğü ortadan kalkacağı için, evlilikten kaçabiliyor. Evde yemek olmadığı zaman söylenen veya kirlilerini kirli sepetine koymak yerine ortalığa saçan bir erkekle 24 saat birlikte olmak istemeyebiliyor. Belki söz konusu sevdiği erkek olsa bu durum değişir ama o da kolay kolay bulunmuyor işte!

Birlikte Yaşama Mevzusu

Oraya buraya saçılmış kirlileri toplamaya razı olan bazı kadınlar ise sevgilileriyle birlikte yaşıyor. Ailenin ayrı bir şehirde yaşıyor olması veya bu tip şeylere çok fazla karışmaması da buna imkan tanıyor. Akşam işten eve döndükten sonra ve sabah işe gidene kadar birlikte olan çiftler, evliliğin sadece bir imzadan ibaret olduğunu düşünüp bu fikirden uzak durmayı tercih ediyorlar. Hatta bazıları evlendikleri takdirde büyünün bozulacağından korktuğunu söylüyor. Ama birlikte yaşayıp evlilik provası yapan çiftler de yok değil. Bir süre aynı evi paylaşıp evliliği yürütüp yürütemeyeceklerine karar veriyor ve bu şekilde zamandan, paradan ve boşanma gibi ciddi bir baş ağrısından kurtulduklarını söylüyorlar.

 

Sizce Aşağıdaki Nedenlerden Hangisi Aldatmayı Kolaylaştırır?

Sizce Aşağıdaki Nedenlerden Hangisi Aldatmayı Kolaylaştırır?
 

ANKET

Cinsellikle ilgili sorularınızın yanıtlarını hangi kanallardan alıyorsunuz?